Susmak… Herkesin her şey hakkında bilip bilmeden konuştuğu bir dünyada, konuşmanın basitliğine karşı zor olandan yana tercihte bulunmak. Susmak aslında tüm haksızlıklara karşı en büyük tepkidir kimi zaman. Sözün bittiği yerde verilecek cevapların en güzelidir belki de. Hayat o kadar hızlanmış, karmaşıklaşmış ki günümüzde, insanlar kendilerini dinlemeye vakit bile bulamıyor koşturmaca içinde. Susmak, kendini dinlemektir gizlice.
Bir düşünür “ İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur.” der. Ne kadar çok insan var az düşünen çevremizde bir bakalım. Neden insanlar arasında bu kadar çok tartışma çıkıyor, küskünlükler oluyor. Konuştuğumuz sözü düşünmeden sarf ettiğimizde, nasıl bir sonuç doğurabileceğini nasıl bilebiliriz ki. Söz ağızdan çıkmadan bizim esirimizken, söyledikten sonra biz sözümüzün esiri oluruz. Artık geri alma şansımız yoktur sözümüzü. “Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz. ” demiş bir bilge. Yerinde söz söylemek isteyenin düşünmesi gerekmez mi.
Susmak konuşmaktan daha zordur çoğu zaman. Bir düşünür “çok bilenler konuşmaz, çok konuşanlar bilmez.” der. Susmanın zorluğu da buradadır zaten. Her soruya verecek mutlaka bir cevabımız vardır. Halbuki “ Bilmiyorum diyebilmek bilgelik ister” der Fuzuli.
Bir bilgeye “Bir insanın akıl düzeyini nereden anlarsın diye sormuşlar,
“Konuşmasından” demiş.
“Ya hiç konuşmazsa”
Gülümseyerek şu cevabı vermiş “O kadar akıllı insan yoktur.”
Düşünürler susmak üzerine ne kadar da çok söz söylemişler. Az konuşmayı teşvik etmişler ve çok düşünmeyi öğütlemişler. Güzel konuşmanın sırrını az konuşmaya bağlamışlar. Susmayı bir acizlik olarak algılayan bu dünyada ise onlar tam aksine bir erdem olarak görmüşler.
Mevlana’nın bir şiiri susmayı ne kadar da güzel özetlemiş;
Kör cehalet çirkefleştirir insanları.
Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verilecek bir cevabım var.
Lakin bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye…
(Ramazan SAYAR kardeşimize bu güzel yazısından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Köşemizi şereflendirdiler..).
BELEDİYE MECLİSİNİN KENT MEYDANININ YAPILMASINA YÖNELİK ALDIĞI KARARI NASIL BULUYORSUNUZ?