Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
BEDRETTİN AKAR

SEMAVER ANTOLOJİSİ

BEDRETTİN AKAR

4 Ocak 2010
font boyutu küçülsün büyüsün


SUSMAK


Susmak… Herkesin her şey hakkında bilip bilmeden konuştuğu bir dünyada, konuşmanın basitliğine karşı zor olandan yana tercihte bulunmak. Susmak aslında tüm haksızlıklara karşı en büyük tepkidir kimi zaman. Sözün bittiği yerde verilecek cevapların en güzelidir belki de. Hayat o kadar hızlanmış, karmaşıklaşmış ki günümüzde, insanlar kendilerini dinlemeye vakit bile bulamıyor koşturmaca içinde. Susmak, kendini dinlemektir gizlice.

 Bir düşünür “ İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur.” der. Ne kadar çok insan var az düşünen çevremizde bir bakalım. Neden insanlar arasında bu kadar çok tartışma çıkıyor, küskünlükler oluyor. Konuştuğumuz sözü düşünmeden sarf ettiğimizde, nasıl bir sonuç doğurabileceğini nasıl bilebiliriz ki. Söz ağızdan çıkmadan bizim esirimizken, söyledikten sonra biz sözümüzün esiri oluruz.  Artık geri alma şansımız yoktur sözümüzü. “Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz. ” demiş bir bilge. Yerinde söz söylemek isteyenin düşünmesi gerekmez mi.

   Susmak konuşmaktan daha zordur çoğu zaman. Bir düşünür “çok bilenler konuşmaz, çok konuşanlar bilmez.” der. Susmanın zorluğu da buradadır zaten. Her soruya verecek mutlaka bir cevabımız vardır. Halbuki “ Bilmiyorum diyebilmek bilgelik ister” der Fuzuli.

Bir bilgeye “Bir insanın akıl düzeyini nereden anlarsın diye sormuşlar,

“Konuşmasından” demiş.

“Ya hiç konuşmazsa”

Gülümseyerek şu cevabı vermiş “O kadar akıllı insan yoktur.”

Düşünürler susmak üzerine ne kadar da çok söz söylemişler. Az konuşmayı teşvik etmişler ve çok düşünmeyi öğütlemişler. Güzel konuşmanın sırrını az konuşmaya bağlamışlar. Susmayı bir acizlik olarak algılayan bu dünyada ise onlar tam aksine bir erdem olarak görmüşler.

Mevlana’nın bir şiiri susmayı ne kadar da güzel özetlemiş;

Kör cehalet çirkefleştirir insanları.

Suskunluğum asaletimdendir.

Her lafa verilecek bir cevabım var.

Lakin bir lafa bakarım laf mı diye,

Bir de söyleyene bakarım adam mı diye…

                                                     

                   (Ramazan SAYAR kardeşimize bu güzel yazısından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Köşemizi şereflendirdiler..).








Bu yazı 1,061 defa okundu.




yorumlayorum ekle




Yorumlar (5)
  • ESMA ERDEM / 26 Mart 2010 15:29

    mrb Ramazan Beyin yazısı çok güzel kutluyorum bu yüzden... Fakat üzüldüğümüz bir konu var Bedrettin Beyin yazılarını uzun zamandır okuyamıyoruz, yoğun çalıştığını öğrendik Allah yardımcısı olsun fakat bizi de yazılarından mahrum etmezse seviniriz...
  • MUSTAFA KAYA / 12 Mart 2010 16:52

    SUSMAK GEREK...AMMA ŞİMDİ KONUŞMA ZAMANI

    Susmayayı denemeyen bir insan susmanın ne kadar ağır bir yük olduğunu bence anlayamaz. Susmayan da susmak üzerine kalpten konuşamaz....Konuşmanın zamanı şimdi fakat konuşmanın ehli de az...Susmak üzerine önce dervişle konuş ondan sonra yaz....Derviş yolarda yalnız..Dağlarda yalnız...Çöllerde yalnız..O DA kendisiyle konuşmadan duramaz....!!Eleştirmek dünyanın en kolay işi...Hakkını helal et
  • Çılgın Çocuk / 19 Şubat 2010 14:43

    Tebrik

    Genç kardeşim seni tebrik ederim. Türk Milleti olarak konuşmayı ne çok seviyoruz; bilmediğimiz konu yok. Türkiyede herkes spor adamı, din adamı, siyasetçi vb. bırakalımda bu işleri gerçekten bilenler konuşsun bizde dinleyelim. Katkı yapabilecek bir konumda isek konuşalım yoksa susalım.
  • feyza / 11 Ocak 2010 23:48

    ......

    susmayı başarabilene ne mutlu....
  • emir / 10 Ocak 2010 19:29

    susma

    'susmak; kendini dinlemektir gizlice' susmak bu kadar güzel tanımlanabilir.. paylaşımınız için teşekkür ederim.







Anket

BELEDİYE MECLİSİNİN KENT MEYDANININ YAPILMASINA YÖNELİK ALDIĞI KARARI NASIL BULUYORSUNUZ?

  • ÇOK GÜZEL BİR KARAR
  • BİRAZ DAHA DÜŞÜNÜLMELİYDİ
  • YANLIŞ BİR KARAR



   [ sonuçlar için tıklayın ]